Aynı araç için iki farklı sigorta şirketinden alınan kasko teklifleri arasında ciddi fark çıkabiliyor. Bu durum çoğu zaman kafa karıştırıyor ve fiyatın rastgele belirlendiği izlenimi veriyor. Oysa kasko primi, her şirketin kendi hasar istatistiklerine dayanan bir risk hesabının sonucu. Aşağıda bu hesabı oluşturan başlıkları ve prim üzerinde gerçekten etkisi olan tercihleri bulacaksınız.
Kasko primi neye göre hesaplanır
Kasko, zorunlu trafik sigortasından farklı olarak isteğe bağlı bir üründür. Fiyatı devlet tarafından belirlenmeyen bu üründe her şirket kendi tarifesini kurar. Şirketler geçmiş yıllarda hangi araç grubunun, hangi yaş aralığındaki sürücünün ve hangi ilin ne kadar hasar ürettiğine bakar. Sizin dosyanız bu tablonun içinde bir yere oturur ve prim buradan çıkar.
Bu nedenle bir şirkette yüksek çıkan fiyat, başka bir şirkette makul olabilir. Şirketin o marka model için elinde biriken hasar geçmişi farklıysa sonuç da farklı olur.
Fiyatı belirleyen başlıca etkenler
Teklif ekranında sorulan soruların hemen hepsinin bir karşılığı vardır. En çok etkisi olan başlıklar şunlar.
- Aracın marka, model ve yaşı. Yedek parça fiyatı yüksek ya da tedariki zor modellerde prim yükselir. Aracın piyasa değeri teminat tutarını doğrudan belirler.
- Motor hacmi ve segment. Yüksek performanslı araçlarda hem hasar sıklığı hem onarım maliyeti artar.
- Hasarsızlık kademesi. Poliçe dönemini hasarsız kapatan sürücü bir üst kademeye çıkar ve indirim oranı büyür. Hasar alındığında kademe geriler.
- Sürücünün yaşı ve ehliyet süresi. Genç ve yeni ehliyetli sürücülerde risk daha yüksek kabul edilir.
- Aracın kullanıldığı il ve ilçe. Trafik yoğunluğu, hırsızlık verileri ve doğal afet geçmişi bölgesel farklar yaratır.
- Kullanım amacı. Ticari kullanım, kiralama ya da yoğun şehir içi kullanım özel olarak değerlendirilir.
- Seçilen teminatlar. Mini onarım, yurt dışı teminatı, ikame araç, cam muafiyeti gibi ek başlıklar primi doğrudan etkiler.
Genişletilmiş teminatlar ve muafiyet tercihi
Kasko poliçelerinde temel paket çarpma, çarpışma, yanma, çalınma ve çalınmaya teşebbüs gibi ana riskleri kapsar. Bunun dışındaki her teminat tercih meselesidir. Sel ve su baskını, deprem, terör, cam kırılması, anahtar kaybı, yol yardımı gibi başlıklar ayrı ayrı eklenebilir.
Burada iki uç nokta da doğru değil. Hiçbir ek teminat almadan sadece fiyata bakmak, hasar anında beklemediğiniz masraflarla karşılaşmanıza yol açar. Her teminatı sonuna kadar açmak ise kullanmayacağınız bir korumaya ödeme yapmak anlamına gelir. Aracınızı nerede park ettiğiniz, yılda kaç kilometre yaptığınız ve şehir dışına ne sıklıkla çıktığınız bu tercihi netleştirir.
Muafiyetli poliçelerde küçük hasarların belirli bir kısmını siz üstlenirsiniz ve prim aşağı iner. Küçük çizikler için sigortaya başvurmayacak bir sürücüyseniz bu seçenek mantıklı olabilir.
Primi düşürmek için yapabilecekleriniz
Aşağıdaki adımlar teminat kalitesinden ödün vermeden ödediğiniz tutarı aşağı çekmenize yardımcı olur.
- Hasarsızlık kademenizi koruyun. Kendi cebinizden kolayca karşılayabileceğiniz küçük hasarlar için dosya açtırmak, sonraki yıllarda indirim oranınızı düşürebilir.
- Poliçeyi vadesinde yenileyin. Süresi biten poliçede boşluk kalması hasarsızlık hakkınızın kaybına yol açabilir.
- Teminatları ihtiyacınıza göre ayarlayın. Kullanmadığınız ek başlıkları çıkarın, gerçekten işinize yarayanları koruyun.
- Muafiyet ve sınırlı kullanım seçeneklerini sorun. Bazı şirketler kilometre esaslı ya da sınırlı sürücü tanımlı poliçelerde daha uygun tarifeler sunar.
- Aracın güvenlik donanımını bildirin. Takip cihazı ve ilave güvenlik sistemleri bazı tarifelerde dikkate alınır.
- Ödeme planını değerlendirin. Peşin ödeme ile taksitli ödeme arasında fark olabilir.
- Tek şirketle yetinmeyin. Aynı araç ve aynı teminat setiyle birden fazla şirketten teklif alın, sonuçları yan yana karşılaştırın.
Teklifleri karşılaştırırken nelere bakmalı
Karşılaştırmayı yalnızca prim tutarı üzerinden yapmak yanıltıcı olur. Aynı fiyata yakın iki poliçeden biri aracınızı gerçek değeri üzerinden teminat altına alırken diğeri daha düşük bir bedel yazabilir. Şu üç başlığı mutlaka kontrol edin.
- Aracın poliçede yazan sigorta bedeli güncel piyasa değerine yakın mı.
- Hasar durumunda anlaşmalı servis mi yoksa özel servis mi geçerli.
- Muafiyet tutarları, ikame araç süresi ve yol yardımı kapsamı ne şekilde tanımlanmış.
Bu üç başlık netleştiğinde fiyat farkının nereden geldiği de anlaşılır hale gelir.
Yenileme döneminde sık yapılan hatalar
Kasko primini gereksiz yere yükselten durumların çoğu, poliçe yenilenirken atlanan küçük ayrıntılardan doğar. Aracını sattığı halde poliçeyi devretmeyen, adres değişikliğini bildirmeyen ya da ruhsat üzerindeki bilgiler değiştiği halde şirketi haberdar etmeyen araç sahipleri hem fiyat hem de hasar anında sorun yaşayabiliyor.
Bir başka sık hata, yenilemeyi son güne bırakmak. Acele içinde alınan teklifte teminatlar karşılaştırılamaz ve çoğu zaman eldeki tek seçenek kabul edilir. Poliçenizin bitiş tarihinden yaklaşık iki hafta önce harekete geçmek, hem karşılaştırma yapmanıza hem de gerekirse teminat yapısını yeniden kurmanıza zaman tanır.
Aracınıza sonradan taktırdığınız ses sistemi, çeki demiri, jant ya da tavan taşıyıcı gibi donanımların poliçede ayrıca belirtilmesi gerektiğini de unutmayın. Belirtilmeyen ek donanım hasar hesabında dikkate alınmayabilir.
İpekoğlu Sigorta olarak 35 farklı sigorta şirketiyle çalışıyoruz ve aracınız için hazırlanan teklifleri aynı teminat setiyle karşılaştırıp size sade bir tabloyla sunuyoruz. Karşılaştırmalı teklif almak ücretsizdir ve hiçbir bağlayıcılığı yoktur. Aracınızın ruhsat bilgileriyle 0534 522 45 27 numaralı hattımızdan bize ulaşabilir, Büyükçekmece Hürriyet Mahallesi Atatürk 2. Caddesi No 132 adresindeki ofisimize uğrayarak yüz yüze de görüşebilirsiniz.